Uygulama Talimatı
İhtiyati tedbir talepleri1
(Mahkeme İç Tüzüğü Madde 39)
1 Mahkeme İç Tüzüğü’nün 32. maddesi uyarınca Mahkeme Başkanı tarafından 5 Mart 2003 tarihinde yayımlanan ve 16 Ekim 2009, 7 Temmuz 2011, 3 Mayıs 2022 ve 28 Mart 2024 tarihlerinde gözden geçirilen uygulama talimatı
I. Giriş
Sözleşme sistemi içinde, telafisi imkânsız zarara ilişkin yakın bir risk bulunduğunda, istisnai hâllerde, bir tarafın veya ilgili başka bir kişinin talebi üzerine ya da Mahkeme tarafından resen, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu tedbirler, ulusal mahkemelerin ve/veya Mahkeme’nin Sözleşme kapsamındaki şikâyetleri gerektiği gibi incelemesini engelleyebilecek geri döndürülemez durumların önlenmesinde ve uygun olduğu hâllerde başvurucunun ileri sürdüğü Sözleşme haklarından fiilen ve etkili biçimde yararlanmasını sağlamada hayati bir rol oynar.
Davalı bir Sözleşmeci Taraf’ın ihtiyati tedbirlere uymaması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 34. maddesiyle güvence altına alınan bireysel başvuru hakkının etkinliğini ve Devlet’in Sözleşme’de yer alan hak ve özgürlükleri koruma konusunda 1. madde uyarınca üstlendiği resmî taahhüdü zedeler. Mahkeme, ihtiyati tedbir kararı verirken, Sözleşme’nin 19. maddesi uyarınca Yüksek Sözleşmeci Taraflar’ın Sözleşme ve Protokolleri gereğince üstlendikleri taahhütlere uyulmasını sağlama yargı yetkisini kullanır; Sözleşme’nin 32. maddesine göre bu yetki, Sözleşme’nin ve Protokollerinin yorumlanması ve uygulanmasına ilişkin tüm konuları kapsar (bkz., diğerleri arasında, Mamatkulov ve Askarov/Türkiye [BD], no. 46827/99 ve 46951/99, §§ 128–29, AİHM 2005-I; Paladi/Moldova [BD], no. 39806/05, §§ 84–106, 10 Mart 2009; M.K. ve Diğerleri/Polonya, no. 40503/17 ve 2 diğer başvuru, §§ 229–38, 23 Temmuz 2020; ve K.I./Fransa, no. 5560/19, § 115, 15 Nisan 2021). Dolayısıyla ihtiyati tedbirler bağlayıcıdır.
39. madde metni, ihtiyati tedbirlerin hangi koşullarda verilebileceğini ve bu tedbirlerin talep edilmesi ile uygulanması bakımından ulaşılması gereken eşiği daha da açıklığa kavuşturmak amacıyla 23 Şubat 2024 tarihinde değiştirilmiştir. Değişiklikle ayrıca, madde metninin Mahkeme’nin ihtiyati tedbirlere ilişkin yerleşik içtihadı ve uygulamasıyla uyumlu hâle getirilmesi amaçlanmıştır.
Bu gözden geçirilmiş Uygulama Talimatı’nın amacı, ihtiyati tedbirlere ilişkin yargılamaların yürütülmesine, bu tedbirlere karar verilebilecek istisnai koşullara ve tedbirlerin ne zaman yeniden değerlendirilebileceğine daha fazla açıklık ve şeffaflık kazandırmak için, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesi uyarınca Mahkeme’nin izlediği ihtiyati tedbir usulünün maddi ve usuli yönleri hakkında ayrıntılı rehberlik sağlamaktır. Bu Talimat genel olarak (potansiyel) başvuruculara, temsilcilerine, Sözleşmeci Taraflara ve ilgili paydaşlara yöneliktir.
II. İhtiyati tedbir usulünün kapsamı ve işleyişi
A. Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesinin kapsamı
Mahkeme, istisnai hâllerde ihtiyati tedbir kararı verdiğinde, telafisi imkânsız zarara ilişkin yakın bir riske karşı koruma sağlamayı amaçlar. Bu nedenle, mevcut tüm bilgileri inceledikten sonra tedbirin tarafların menfaatleri veya yargılamanın usulüne uygun yürütülmesi için gerekli olduğu kanaatine varırsa, yargılamanın taraflarına bu tedbiri uygulamaları yönünde talimat verir. Mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbirler, tarafların belirli eylemlerden kaçınmasını gerektirebilir veya belirli tedbirleri almaları yönünde talimat içerebilir.
39. maddenin yeni kodifiye edilmiş hâli, ihtiyati tedbirlerin “bir Sözleşme hakkının telafisi imkânsız biçimde zarar görmesine ilişkin yakın risk” bulunan durumlarda uygulanabileceğini belirtir. “Bir Sözleşme hakkının telafisi imkânsız biçimde zarar görmesi” kavramı, niteliği gereği giderilmesi, eski hâle getirilmesi veya yeterli tazminle karşılanması mümkün olmayan zarar olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda “eski hâle getirme” terimi, herhangi bir zarar meydana gelmeden önceki duruma dönüşü ifade eder. Dolayısıyla Mahkeme, bu tedbirlerin yokluğunun, önündeki yargılamanın sonunda gerekli görmesi hâlinde restitutio in integrum ve diğer giderim biçimlerinin mümkün olmayacağı bir duruma yol açması riski bulunduğunda ihtiyati tedbir kararı verir. Bu nedenle, 39. maddenin uygulanabilmesi için davanın koşullarının yüksek bir ciddiyet eşiğini aşması gerekir. İhtiyati tedbirler, yalnızca telafisi imkânsız zarara ilişkin yakın bir risk konusunda prima facie delil bulunduğu hâllerde verilir; başvurucuların ihtiyati tedbirlerin yokluğunda yalnızca güçlük yaşayacak olması yeterli değildir. İç hukuk yollarının tüketilmesi konusunda aşağıdaki III.C bölümüne bakınız.
Bu nedenle Mahkeme, ilke olarak, ihtiyati tedbir kararını yalnızca istisnai davalarda ve ilgili tüm koşulların titizlikle incelenmesine dayanarak verir. Bu davaların çoğunda mevcut deliller, Sözleşme’nin temel hükümlerinin ihlali sonucunu doğuracak ağır zarara ilişkin gerçek riskle birlikte, yaşam ve beden bütünlüğüne yönelik gerçek bir tehdide dair açıkça savunulabilir bir iddianın bulunduğunu gösterir.
B. 39. madde usulünde karar alma mercileri
Mahkeme’nin ihtiyati tedbir talepleri hakkında karar verme yetkisi, nöbetçi yargıçlar veya uygun olduğu hâllerde Bölüm Başkanı, Daire, Büyük Daire Başkanı, Büyük Daire ya da Mahkeme Başkanı tarafından kullanılır (39. madde § 2).
Nöbetçi yargıçlar, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 8. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca beş Bölümün Başkan Yardımcıları olarak seçilen yargıçlardır. Bu yargıçlar, Mahkeme Başkanı tarafından, 39. maddenin 5. fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir talepleri hakkında karar vermek üzere atanırlar. 2022’den bu yana, Bölümlerin beş Başkan Yardımcısının tamamı nöbetçi yargıç olarak görev yapmaktadır. Uygulamada nöbetçi yargıçlar, seçildikleri veya vatandaşı oldukları Sözleşmeci Taraf aleyhine yapılan ihtiyati tedbir taleplerini incelemezler.
39. maddenin değiştirilmiş hâlinde, Genel Kurul hâlindeki Mahkeme, gerektiğinde Mahkeme Başkanı’nın ihtiyati tedbir kararı verebilmesine olanak tanıyan özel bir hukuki dayanak getirilmesine karar vermiştir.
Yeni bireysel başvurularda sunulan ihtiyati tedbir talepleri, öncelikle Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesindeki uzmanlaşmış bir birimin desteğiyle nöbetçi yargıçlar tarafından incelenir. Nöbetçi yargıçlar, bu tür bir talebi, heyet hâlindeki karar mercileri de dâhil olmak üzere, 39. maddenin 2. fıkrasında sayılan diğer karar mercilerinden birine sevk edebilir. Sevk, çeşitli durumlarda gündeme gelebilir ve talebin niteliğine, talebin sunulduğu davaya ve söz konusu aciliyet derecesine bağlıdır. Aciliyet derecesi, heyet hâlindeki bir karar merciine sevki imkânsız kılabilir; böyle bir durumda nöbetçi yargıç, diğer hususların yanı sıra talebin daha sonra böyle bir merci tarafından incelenmesini kolaylaştırmak amacıyla 39. maddeyi geçici olarak uygulamaya karar verebilir. Bir talebin heyet hâlindeki karar mercii tarafından incelenip incelenmeyeceğine karar verme yetkisi Mahkeme’nin kendisine aittir.
Devletlerarası başvurularda, Büyük Daire önünde derdest bireysel başvurularda ve hâlihazırda Bölümlere tevzi edilmiş olup Hükûmete bildirimi yapılmış bireysel başvurularda sunulan ihtiyati tedbir talepleri, ilke olarak Mahkeme Başkanı, Büyük Daire Başkanı veya Bölüm Başkanları tarafından incelenir. Karar verme yetkisinin ilk aşamada Mahkeme Başkanı’na, Büyük Daire Başkanı’na veya Bölüm Başkanlarına ait olduğu durumlarda da heyet hâlindeki bir karar merciine sevk imkânı uygulanır.
C. İhtiyati tedbir taleplerine ilişkin karar alma süreci
Genel Kurul hâlindeki Mahkeme’nin 2023 yılında 39. madde karar alma sürecine ilişkin yaptığı gözden geçirme sonrasında, verilen kararın niteliğine bakılmaksızın (örneğin ihtiyati tedbir kararı verilmesi, taleplerin reddedilmesi, taleplerin incelenmesinin ertelenmesi veya mevcut ihtiyati tedbirlerin kaldırılması), Mahkeme’nin ihtiyati tedbirlere ilişkin tüm kararları, duruma göre nöbetçi yargıç, Bölüm Başkanı veya Büyük Daire Başkanı ya da Mahkeme Başkanı tarafından imzalanmış bir karar şeklinde taraflara tebliğ edilir. İhtiyati tedbirlere ilişkin usulde karar veren yargıçların adları kararlarda sistematik olarak belirtilir.
Kararlara, Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilen ve usule ilişkin bilgilerin yanı sıra taraflara yönelik her türlü talimatı veya taraflardan istenen hususları içeren bir yazı eşlik eder.
Mahkeme’nin ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin kararları başvuruculara ECHR Rule 39 Site üzerinden, faksla veya posta yoluyla bildirilir.
Mahkeme, davanın koşullarına bağlı olarak, aksi yönde bildirim yapılıncaya kadar, Mahkeme önündeki yargılama süresince veya sınırlı bir süre için ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İhtiyati tedbirlerin sınırlı bir süre için verilmesinin farklı nedenleri olabilir: Mahkeme’nin talebi üzerine taraflardan ilgili bilgilerin alınmasının beklenmesi; devam eden yargılamalarda ulusal mahkemelerin ihtiyati tedbir talebine konu meseleyi tam olarak değerlendirmesine imkân tanınması; talebin heyet hâlindeki bir karar mercii tarafından incelenmesi gerektiğinin düşünülmesi ve toplantı planlamak için daha fazla zamana ihtiyaç duyulması; ya da nöbetçi yargıcın karar vermeden önce daha fazla zamana ihtiyaç olduğunu değerlendirmesi.
Mahkeme daha fazla bilgi talep ettiğinde, her iki taraf Mahkeme İç Tüzüğü’nün 54. maddesinin 2 (a) bendi uyarınca gerekli bilgileri belirli bir süre içinde sunmaya davet edilir. Söz konusu sürenin uzunluğu, davanın koşullarına ve talebin aciliyetine bağlıdır. Bu gibi durumlarda Mahkeme, taraflardan gelen bilgileri aldıktan sonra, yürürlükte olan herhangi bir ihtiyati tedbiri uzatmaya, uzatmamaya veya kaldırmaya karar verebilir.
Mahkeme, aciliyet derecesinin elverdiği durumlarda, başvurucuların Mahkeme’ye sunabildiği bilgilerin talebi incelemek için yeterli olmadığı ve herhangi bir karar alınmadan önce davalı Sözleşmeci Taraf’tan bilgi istenmesinin mümkün görüldüğü hâllerde, ihtiyati tedbir taleplerinin incelenmesini erteleyebilir ve tarafları bilgi sunmaya davet edebilir.
Talebin incelenmesi ertelendiğinde, davalı Sözleşmeci Taraf veya her iki taraf, 54. maddenin 2 (a) bendi uyarınca gerekli bilgileri belirli bir süre içinde sunmaya davet edilir. Söz konusu sürenin uzunluğu, davanın koşullarına ve talebin aciliyet derecesine bağlıdır. Taraflardan gelen bilgilerin alınmasının ardından Mahkeme, talebin incelenmesini yeniden erteleyip taraflara ilave sorular yöneltebilir veya ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verebilir.
Mahkeme ayrıca, ihtiyati tedbir kararını veren yargısal merci bildirim yapılmasını gerekli görürse, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bir ihtiyati tedbiri Bakanlar Komitesi’ne bildirmeye karar verebilir. Bu durumda taraflar bildirimden haberdar edilir.
Davalı bir Sözleşmeci Taraf’ın bir ihtiyati tedbire uymadığı ileri sürüldüğünde ve Mahkeme, başvurunun veya başvurunun bir kısmının davalı Sözleşmeci Taraf’a bildirilmesine karar verdiğinde, Sözleşme’nin 34. maddesi kapsamındaki yükümlülüklere uyulmasına ilişkin yöneltilen herhangi bir soru da Bakanlar Komitesi’ne bildirilebilir.
Her iki taraf da yargılamanın yürütülmesinde tam iş birliği yapmak ve özellikle Mahkeme’nin adaletin gereği gibi yerine getirilmesi için gerekli gördüğü, kendi imkânları dâhilindeki işlemleri yapmakla yükümlüdür (bkz. 44A maddesi). Başvurucular bakımından bu, ihtiyati tedbir taleplerinin zamanında sunulmasını ve gerekli tüm bilgi ve belgeleri içermesini sağlama yükümlülüğü anlamına gelir (bkz. aşağıda 32–37. paragraflar). Başvurucuların, daha yüksek bir aciliyet derecesi yaratmak amacıyla taleplerini sunmayı geciktirmemeleri hayati önem taşır. Bu tür gecikmeler, başvurucuların hak ve menfaatlerini ve Mahkeme’nin ihtiyati tedbir taleplerini etkili biçimde ele alma kabiliyetini olumsuz etkileyebilir. Sözleşmeci Taraflar bakımından ise, her davada olmasa da birçok davada, aciliyet derecesi üzerindeki kontrol onların tasarrufunda olabilir. Mahkeme, Sözleşmeci Tarafların bir 39. madde talebinin yakında sunulabileceğini düşündüklerinde, ilgili her türlü bilgiyi de sağlayarak Mahkeme’ye önceden bildirimde bulunmalarının her zaman mümkün olduğunu vurgular.
Yukarıda 13. paragrafta açıklandığı üzere, Mahkeme’nin ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin kararları, bu kararları veren yargısal merci tarafından imzalanmış bir karar şeklinde taraflara tebliğ edilir. Karara ilişkin ilave gerekçe, söz konusu yargısal merciin takdirine bağlı olarak sunulabilir.
İhtiyati tedbir taleplerine ilişkin kararlar herhangi bir temyiz veya itiraz yoluna tabi değildir.
Davalı bir Sözleşmeci Taraf, tedbirlerin artık gerekli olmadığını düşünüyorsa veya ilgili zamanda mevcut olmayan ya da Mahkeme’ye zamanında sunulmamış bilgilere sahipse, Mahkeme’den verdiği ihtiyati tedbir kararını yeniden değerlendirmesini isteyebilir. Bu tür taleplerin sunulması için belirlenmiş bir süre sınırı yoktur. Yeniden değerlendirme talebi alındığında, diğer taraftan belirli bir süre içinde sunulmak üzere görüş istenebilir. Mahkeme daha sonra tarafların beyanlarını inceler ve güncel ve ilgili her türlü maddi ve hukuki bilgiye dayanarak yeniden değerlendirme talebi hakkında karar verir.
Koşullarda değişiklik olması hâlinde, ilk talep kabul edilmemişse başvurucular yeni bir ihtiyati tedbir talebi sunabilirler.
39. madde kapsamındaki bir tedbir, Mahkeme kararıyla her zaman kaldırılabilir. Özellikle, 39. madde kapsamındaki bir karar Mahkeme önündeki yargılamayla bağlantılı olduğundan, başvurunun takip edilmemesi hâlinde tedbir kaldırılır.
Gerekli görüldüğünde Mahkeme, bir ihtiyati tedbir talebini reddederken aynı zamanda başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verebilir.
Mahkeme’nin öncelik politikasına uygun olarak, ihtiyati tedbir kararı verilmiş başvurular “Acil başvurular” kategorisine (kategori I) girer. Bu nedenle diğer kategorilerdeki başvurulara göre öncelik taşır ve mümkün olan en kısa sürede işleme alınır ve karara bağlanır (ayrıca bkz. Mahkeme’nin Öncelik Politikası).
III. İhtiyati tedbirlere ilişkin pratik bilgiler
İhtiyati tedbir talepleri yazılı usulde, bireysel olarak incelenir ve öncelikli olarak ele alınır. Mahkeme’nin uygulamasına göre, açıkça 39. maddenin kapsamı dışında kalan talepler, vaktinden önce yapılmış talepler ile eksik veya gerekçelendirilmemiş talepler normalde karar verilmek üzere bir yargıca sunulmaz ve reddedilir. Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunan başvurucular veya temsilcileri aşağıda belirtilen gerekliliklere uymalıdır2.
2 Tüm irtibat bilgilerinin verilmesi zorunludur.
A. Talep edilen bilgi ve belgeler
Talepler, mümkün olduğu ölçüde, Sözleşmeci Tarafların resmî dillerinden birinde hazırlanmalı ve ECHR Rule 39 Site üzerinden ya da faks veya posta yoluyla sunulmalıdır. Mahkeme elektronik posta yoluyla gönderilen talepleri ele almayacaktır.
Talepler aşağıdaki bilgileri içermelidir:
Aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler de taleple birlikte sunulmalıdır.
Yukarıda belirtilen bilgi ve belgelerin sunulmaması, ihtiyati tedbir talebinin gerekçelendirilmemiş veya eksik olarak değerlendirilmesine yol açabilir.
Diğer belgelerde ileri sürülen iddialara veya iç yargılamalara yalnızca atıfta bulunmak yeterli değildir. Yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler her talebe eklenmelidir.
Mahkeme, ihtiyati tedbir talebi eksik olan başvurucularla mutlaka temasa geçmeyebilir.
• Başvurucunun adı
• Başvurucunun soyadı
• Başvurucunun güncel adresi veya tutulduğu yer
• Doğum tarihi
• Uyruğu
• Birden fazla başvurucu varsa, her başvurucu bakımından “adı”, “soyadı”, “güncel adresi”, “doğum tarihi” ve “uyruğu”
• Varsa temsilcinin adı, soyadı, adresi ve sıfatı
• Talebin aleyhine yapıldığı Devlet/Devletler
A. İhtiyati tedbir talebinin gerekçeleri:
1. Mevcut durumun ayrıntılı açıklaması;
2. İddia edilen telafisi imkânsız zarar yönündeki yakın riskin niteliği;
3. İlgili tüm belgelerin bir kopyası (güncel tıbbi raporlar, fotoğraflar, başvurucunun hassas durumunu gösteren belgeler, başvurucunun durumuna ilişkin basında çıkan haberler veya raporlar vb.);
4. Gönderilme/sınır dışı edilme/iade davalarında:
a. Menşe ülkesinden/hedef ülkeden ayrılmanın ayrıntılı nedenleri;
b. Menşe ülkesine/hedef ülkeye dönmekten korkma nedenleri;
c. Sözleşmeci Taraf’a varış tarihi ve varış koşullarına ilişkin bilgiler;
d. Hedef ülke;
e. Öngörülen gönderilme/sınır dışı edilme/iade tarihi;
f. İlgili tüm belgelerin bir kopyası (arama kararları, yakalama kararları, ceza mahkûmiyetleri, başvurucuya ilişkin basında çıkan haberler veya raporlar, ülke raporları vb.).
B. Sözleşmeci Taraf’taki iç yargılamalara ilişkin bilgiler:
1. Yargı kararlarının ve başvurulan yolların tarihi ve içeriği dâhil olmak üzere iç yargılamalara ilişkin bilgiler;
2. Ulusal makamlar önündeki yargılamalara ilişkin diğer tüm ilgili bilgiler;
3. İlgili tüm belgelerin bir kopyası (ulusal makamların kararları, yargı kararları, ulusal makamlara ve mahkemelere sunulan dilekçeler vb.);
4. Gönderilme/sınır dışı edilme/iade davalarında:
a. Varsa iltica işlemlerine ilişkin bilgiler;
b. Gönderilme işlemlerine ilişkin bilgiler;
c. İlgili tüm belgelerin bir kopyası.
C. Atıfta bulunulan Sözleşme maddeleri.
D. Talep bir temsilci tarafından yapılıyorsa usulüne uygun olarak doldurulmuş yetki belgesi. Form, talebin sunulmasından kısa süre sonra gönderilebilir. İhtiyati tedbir talepleri başvurucuların rızasını gerektirir.
E. Mevcut taleple ilgili olarak Mahkeme tarafından verilmiş bir referans numarası hâlihazırda varsa, bu numara.
F. Gerekli gördüğünüz diğer tüm bilgi ve belgeler.
B. Taleplerin zamanında sunulması
İhtiyati tedbir talepleri, Mahkeme’nin ve Yazı İşleri Müdürlüğü’nün konuyu incelemek için yeterli zamanı olmasını sağlamak amacıyla, normalde nihai iç hukuk kararı verilir verilmez, mümkün olan en kısa sürede gönderilmelidir. Mahkeme, sınır dışı etme veya iade davalarında, planlanan gönderilme zamanına bir iş gününden az süre kala alınan talepleri ele alamayabilir3.
Nihai iç hukuk kararının verilmesinin yakın olduğu ve derhal icra edilme riski bulunduğu durumlarda, özellikle sınır dışı etme veya iade davalarında, başvurucular ve temsilcileri bu kararı beklemeden, kararın verileceği tarihi açıkça belirterek ve talebin, nihai iç hukuk kararının olumsuz olması şartına bağlı olduğunu ifade ederek ihtiyati tedbir talebini sunmalıdır.
3 Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü’nün kapalı olduğu resmî ve diğer tatil günlerinin listesine Mahkeme’nin internet sitesinden erişilebilir: www.echr.coe.int/contact.
C. Askıya alma etkisi bulunan iç hukuk yolları
Mahkeme, ulusal mahkemelerin kararlarına karşı yapılan temyizleri incelemez; sınır dışı etme veya iade davalarında başvurucular, Mahkeme’den ihtiyati tedbir talebinde bulunmadan önce, gönderilme işlemini askıya alabilecek iç hukuk yollarına başvurmalıdır. Başvurucunun askıya alma etkisi bulunan iç hukuk yollarına başvurma imkânı devam ediyorsa, Mahkeme gönderilme işlemini engellemek için 39. maddeyi uygulamayacaktır.
D. Bir kişinin Sözleşmeci Taraf’a gönderilmesi
İhtiyati tedbir talebi reddedilen bir kişi başka bir Sözleşmeci Taraf’a gönderilirse, gerekli olması hâlinde, bu Devlete karşı Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesi uyarınca yeni bir talepte veya Sözleşme’nin 34. maddesi uyarınca bir başvuruda bulunabilir.
E. Taleplerin takibi
Bir ihtiyati tedbir talebi sunulduktan sonra, başvurucunun veya temsilcisinin talebini takip etmesi ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü’nün yazışmalarına cevap vermesi gerekir.
Başvurucu, Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü ile yazışmalarında özenli olmalıdır. Başvurucunun idari statüsünde veya diğer koşullarında meydana gelen herhangi bir değişiklikten Mahkeme’nin derhâl haberdar edilmesi zorunludur (örneğin başvurucuya oturma izni verilmesi, başvurucunun menşe ülkesine dönmesi veya başka şekilde adresini değiştirmesi, gönderilme tarihi veya saatinde değişiklik olması ya da başvurucunun talebiyle ilgili yeni bir yargı kararı veya başka bir gelişme olması hâlinde).
Bir ihtiyati tedbir uygulanmışsa, başvurucu veya temsilcisi derdest iç yargılamaların durumu hakkında Mahkeme’yi düzenli olarak ve gecikmeksizin bilgilendirmelidir. Bunun yapılmaması, davanın Mahkeme’nin dava listesinden düşürülmesine yol açabilir.
Bir ihtiyati tedbir talebi reddedilmişse, başvurucu veya temsilcisi başvuruyu sürdürmek isteyip istemediğini Mahkeme’ye bildirmelidir. Başvurucunun temsilcisi ayrıca, başvurucuyla irtibatın kopması ihtimali hâlinde bunu kendi inisiyatifiyle derhâl Mahkeme’ye bildirmelidir.
Talep ECHR Rule 39 Site üzerinden sunulmuş ve karar başvurucuya veya temsilcisine tebliğ edildikten sonra sitede kapatılmışsa, Mahkeme’ye yapılacak sonraki yazışmalar faks veya posta yoluyla gönderilmelidir. Bir yargıca, Bölüm Başkanına, Mahkeme Başkanına veya Yazı İşleri Müdürlüğü personelinden birine doğrudan elektronik posta yoluyla gönderilen yazışmalar dikkate alınmayacaktır.
